ANASAHİFEHATIRATIKIZIL SULTAN MI?LİDERLİK SIRLARIFİLİSTİN DIRAMIDERSLERMUHTELİF

Genel:

ANASAHİFE

İNDİR

BAĞLANTILAR

İRTİBAT

VATAN TOPRAGI SATILAMAZ

Bilhassa Yahudilerin Filistin'de devlet kurmalarına, toprak satın alma taleplerine büyük tepki gösterdi ve karşı çıktı. Yahudiler Arz-i mey'ud (vaadedilmiş topraklar) üzerinde devlet kurma çalışmalarına İngiltere'de başlamışlardı. Bu gayenin gerçekleştirilmesi için siyonist teşkilatlar kurup zengin gelir kaynakları temin ettiler. Siyonist hareketlerin başına geçen Theodor Herzl, Filistin'de bir Yahudi devletinin kurulması için çok gayret etti. Yahudiler 1870 senesinden itibaren Filistin toprakları üzerinde zirai yerleşme merkezleri teşkil etmeye başladılar. 1870-1896 seneleri arasında, Filistin'de onyedi tarım kolonisi kurdular. Daha sonra Herzl, binbir zorlukla Sultan Abdülhamid Han ile görüşme imkanı bulabildi. Ondan Filistin'de bir aristokratik cumhuriyet kurmak için izin istedi ve bazı tekliflerde bulundu. Hatta, Osmanlı Devleti'nin bütün borçlarını ödemeyi taahhüt ettiler. Sultan, Herzl'in bizzat veya dostları vasıtasıyla yaptığı teklifleri kabul etmeyerek şu tarihi cevabı verdi:

"Ben bir karış dahi olsa toprak satmam; zira bu vatan bana değil milletime aittir. Milletim bu devleti kanlarını dökerek kazanmış ve yine kanıyla mahsuldar kılmışdır. O bizden ayrılıp uzaklaşmadan

tekrar kanlarımızla örteriz. Benim, Suriye ve Filistin alaylarımın efradı birer birer Plevne'de şelıid düşmüşlerdir, bir tanesi dahi geri dönmemek üzere hepsi muharebe meydanlarında kalmışlardır. Bu vatan bana aid değildir. Türk milletinindir ve ben onun hiçbir parçasını veremem. Bırakalım Yahudiler milyarlarını saklasınlar. Ancak benim imparatorluğum parçalandığı zaman onlar Filistin?! karşılıksız ele geçirebilirler. Ben canlı bir beden üzerinde ameliyat yapılmasına müsaade edemem." (258)

Herzl, Abdülhamid han'ın bu cevabından sonra da ona müracaattan vazgeçmedi. Sultan da, Filistin'in tamamını arzi-i şahane ilan etti. Bizzat şahsına bağlı bir orduyu Filistin'de vazifelendirdi. Filistin'de yeni demiryolları ve ziraat kuruluşları tesis etti. Bölgeden Yahudilere toprak satılmasını yasakladı. Kafkas ve Balkanlardaki bir kısım Müslümanları Filistin'e yerleştirdi. (259)

Sultan, hiçbir şekilde Filistin'i pazarlık konusu yapmadı, Siyonistlerin gerçek niyetini daha ilk günden itibaren anlamıştı. Padişah, 160 Herzl karşısında gösterdiği kararlılığ ve vatansever tavrı, diğer siyo-• nist lider ve kuruluşlara karşı da aynen sürdürdü. Mesela, Almanya'da bulunan bir siyonist cemiyetin, Hicaz Demiryolu'na yardım olarak gönderdiği çekleri saltanatı boyunca tahsil ettirmedi. Aynı şekilde, demiryolu çevresinde Yahudi kolonizasyonuna izin vermesi yolunda dışarıdan yapılan telkin ve tavsiyeleri de dikkate almadı.Suriye ve Ürdün'de gayrimüslim ve yapancılara toprak satışlarını yasaklattırdığı gibi, maden arama ve işletme imtiyazlarını da iptal ettirdi. (260

II. Abdülhamid Han'dan devamlı red cevabı karşısında Filistin'den ümidini kesen Herzl, İstanbul'a son geliş tarihi Temmuz 1902'de ;"Halen birtek plan aklıma geliyor, Sultan'a karşı kampanya açmalı, bunun için de sürgün edilmiş prensler ve Jön Türkler'le tamis kurmalı...Türkiye'ye mali ambargo uygulamalı...Türkiye'nin dağılmasını beklemeliyiz." Diyordu.(261)