Startseite
Ebuzer
Hakan Albayrak
Yazılar ve Şiirler

Kabardeylere ve Kabardeyce'ye dair

Kaynar (Pınarbaşı/Kayseri) kasabasından kalkıp üniversite öğrenimi için atalarının yurdu olan Kafkasya'ya giden değerli kardeşim Özlem Güngör, geçenlerde tahsilini tamamlayıp Türkiye'ye döndü.

Kendisiyle Kabardey dili-edebiyatı ve genel olarak Kafkasya üzerine bir mülakat yaptık.

SORU- Kabardey dili ve edebiyatı alanında yüksek tahsil gören ilk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşısınız. "Ne okudunuz?" sorusuna verdiğiniz cevabı şaşkınlıkla karşılayıp, "Kabardey dili ve edebiyatı mı? O da ne?" diye soranlar mutlaka çıkacaktır. Onlara nasıl bir açıklama yapmayı düşünüyorsunuz?

CEVAP- Kabardey toplumu, yaşayan Çerkes kabilelerinin en kalabalığıdır. Sadece Kabardey bölgesinde yarım milyon Kabardey yaşamaktadır. Bunun dışında Adıgey başta diğer Kafkas cumhuriyetlerinde ve Rusya'da, Türkiye'de, Suriye, Ürdün, Filistin, Avrupa ve Amerika'da Kabardeyler yaşamaktadır. Tüm bu yerlerde günlük hayatta konuşma dili olarak kullanılan Kabardey lehçesi, Kabardey bölgesinde yazı dili olarak da kullanılmakta. Resmi dil olması dolayısıyla, devlet kurumlarının adları ve antetli evraklarda, basın yayının her alanında, eğitim kurumlarında edebi bir düzeyde kullanılmaktadır. Mesela, 1924 yılından beri hiç aksamadan çıkan "Adıge Psatle" (Adıge Sözü) adındaki günlük gazeteyi örnek vermek bir fikir verir sanırım. Şunu da belirtmeden geçmeyeyim: Kabardeyler kendilerine Adıge derler. Zira, ayrı bir toplum olmayıp dünyada Çerkes adıyla bilinen Adıgelerin bir koludur ve Adıge dilinin doğu lehçesini kullanırlar

S- Günümüz Kabardey edebiyatı ne alemde? Hangi düşünsel / kültürel / sanatsal kaynaklardan besleniyor? Ne gibi eserler veriliyor?

C- Komünist dönemde yapılan saptırmalardan vaz geçildi. Daha yerli ve daha doğal bir yapı kazanmaya başladı. İslamiyetle ilgili binlerce menfi propaganda yapan eser bir anda piyasadan silindi. Yerine İslam diniyle ilgili kitapçıklar yayınlanmaya başladı. Beşeri Bilimler Enstitüsü'nün 50 yılda hazırlayıp bastığı Kabardeyce Büyük Sözlük'ün basımı, birkaç sene de, komünist dönemde 'oluşturulan' edebi örneklerden kullanılan örnek cümlelerin büyük oranda değiştirilme ihtiyacından dolayı geç kalmış oldu.

S- Kabardey dili ve edebiyatı okumayı neden seçtiniz?

C- Dört nesil müthiş bir baskı ve eritme politikasına maruz kalan insanımızın dilini en ileri düzeyde öğrenerek, yapılan büyük tahribatın tamirine bir nebze katkıda bulunabilmek, insanımızla sağlıklı bir iletişim kurabilmek amacıyla bu bölümü tercih ettim. Bu sıralar, İslam kültür ve medeniyetini ana hatlarıyla ortaya koyan 15 kitaplık Kabardeyce bir seri hazırlamakla meşgulüm.

S- Aslen Kafkasyalı olmakla beraber, Türkiye'de doğup büyümüş bir hanımsınız. Üstelik üniversite çağına gelinceye kadar köy yerinde yaşadınız; liseyi dışarıdan bitirdiniz. Köyden kalkıp yurt dışına gitmek, atalarınızın vatanında da olsa uzaklarda yaşamak size zor gelmedi mi? Yabancılık çekmediniz mi oralarda?

C- Orta okulu köyümde bitirdikten sonra İstanbul'a geldim. Liseyi dışarıdan
bitirdim. Ata yurduma gidince, iki ay içinde uyum sağladım. Sosyalist rejimden miras kalan kendine has zorlukları yanında güzel yönleri de çoktu,
Kafkasya'da okumanın.

S- Türkiye'deki Çerkeslerle Kafkasya'daki Çerkesleri karşılaştırır mısınız?

C- 'İnsanlık'larını her şeye rağmen korumayı başarmışlar Kafkasya Çerkesleri. Uzaktan zannedileceği gibi hepsi ateist olmuş, Ruslaşmış falan değil.
Onca şiddetli sürece maruz kalmalarına rağmen inançlarını, kültürlerini (khabze'yi) ve dillerini koruyabilmişler. Ve baskılar hafifleyince büyük bir hızla milli ve dini değerlerine yönelmişler. Dil ve kültür açısından Kafkasya Çerkeslerinin, dini bilgi ve pratik açısından Türkiye Çerkeslerinin daha iyi durumda olduğu söylenebilir.
Hakan albayrak
Milli Gazete

Yazılar ve Şiirler / peygamberin düsmüs sancaktari

Download Linkler Sitemap Sonsöz İrtibat