Yazı olarak
FİLİSTİNTEMEL GÖSTERGELERFİLİSTİNİN TARİHİFİLİSTİN BARIŞ SÜRECİFİLİSTİNDE İNSAN HAKLARIFİLİSTİN DİRENİŞ ÖRGÜTLERİŞAHSİYETLER

FİLİSTİNDE İNSAN HAKLARI:

Katliamlar

Filistinli Mülteciler

İntifada Sonrası

Utanç Duvarı

Yerleşimciler

Mitchell Komisyonu

11 Eylül Sonrası

Şeyh Ahmet Yasin

Filistinli Mülteciler:

Filistin Diasporasi

Genel:

FİLİSTİN

ÖNSÖZ

BÜLENT YILDIRIMIN TAKDİMİ

YASER ARAFATIN TAKDİMİ

GİRİŞ

FIHRIST

SONUÇ

KRONOLOJİ

KAYNAKÇA

İTHAF

Avrupa

A. Avrupa1948 olayları başladığında 80.000’den fazla Arap (bölgenin yerlisi olmayan) ve hemen hemen bunun yarısı kadar da Avrupalı Filistin’de yaşamaktaydı. Manda yönetiminin sona erdiği yıla kadar İngiliz sivil ve askeri personeli de bu rakamlara dahildi. Avrupa, Filistinliler tarafından göç edilecek bir yer olarak görülmedi. Tam tersine Osmanlı yönetimi altında bulunduğu dönemde pek çok Avrupalı Filistin’e göç etti. Filistin, Osmanlı idaresi altında bulunan bölgeler içinde Avrupalıların en çok tercih ettiği mekan oldu. Bu dönemde Avrupa’dan Filistin’e gelenler içinde, çoğu Müslüman olan Boşnaklar, Çeçenler ve Ermeniler vardı.
1948 yılında Filistinlilerin anayurtlarından çıkarılması sonrasında da pek az Filistinli Avrupa’ya gitmeyi tercih etti. Gidenlerin çoğu ailelerinden ayrılmış öğrenciler ya da İngiliz manda yönetiminde çalışan personelden oluşuyordu. 1960’lı yıllarda çoğunluğu Ürdün pasaportu taşıyan birkaç yüz Filistinli işçi olarak çalışmak için, Ürdün ve Almanya arasında yapılan bir anlaşma gereğince Almanya’ya gitti. 1967 yılındaki İsrail işgalinden sonra neredeyse yarım milyon Gazzeli ve Batı Şerialı Filistinlinin, mülteci durumuna düşmüş olmasına rağmen, Avrupa’yı seçmemiş olması, yukarıda bahsettiğimiz kültürel ve coğrafi uzaklık ve kendi yurtlarına geri dönme isteği ile açıklanabilir. 1967 savaşı ile ikinci büyük travma yaşayan Filistinlilerden sadece birkaç yüz işçi Batı Şeria’dan Almanya’ya göç etti. Dolayısıyla şimdiye kadar Avrupa’ya büyük çaplı bir göç yaşanmadı.
1970’li ve 1980’li yıllarda Avrupa’ya giden Filistinlilerin bakış açılarında bazı değişiklikler oldu. Filistin direniş hareketinde yaşanan dönüşüm ve Arap ülkelerindeki Filistinlilerin yaşadığı güvenlik problemleri Avrupa’ya göçü teşvik etti. Ürdün ve Lübnan’daki askeri çatışmalar, Filistinlilerin kitlesel olarak bu ülkelerden kovulması ya da bu ülkelerde hareket özgürlüklerinin kısıtlanması, Filistinlilerin Arapların yaşadığı sınırlardan uzaklaşmalarına neden oldu. Lübnan’da güvenli olarak yatırım yapamayacaklarını farkeden Filistinli girişimciler İngiltere ve Amerika’ya göç etmeye başladılar. İş adamlarının göçünü Filistinli doktor, profesör, mühendis ve öğretmenlerin göçü takip etti.
Önceki bireysel göçler, arkasından kolektif olarak yapılan göçleri getirdi. 1980’li yılların sonuna kadar devam eden Lübnan iç savaşı ve İsrail’in Güney Lübnan’ı işgalinin ardından Lübnan’da yaşayan mülteciler başta Almanya ve İskandinav ülkeleri olmak üzere Batı Avrupa’ya göç ettiler. Hatta Orta ve Doğu Avrupa’daki sosyalist ülkelere gidenler oldu. En büyük grup Almanya’ya gitti. Halen yaklaşık 80.000 Filistinli Almanya’da yaşamaktadır. Ayrıca son yıllarda 3.000’e yakın Filistinli İngiltere’ye göç etti.
Avrupa’da yaşayan Filistinliler konusunda kesin bir rakam vermek zor olmakla birlikte, AB’ye üye ülkelerde en az 150.000 Filistinlinin bulunduğu söylenebilir. Bu sayının %80’nini Lübnan’dan giden Filistinliler oluşturmaktadır. Avrupa’daki Filistinlilerin çoğu bugün devletsiz olarak mülteci belgeleri ile yaşamlarını sürdürmektedirler, zira 1948 yılında Filistinliler sadece evlerini ve mallarını kaybetmekle kalmadılar, aynı zamanda vatandaşlıklarını da kaybettiler. Bugün dünya genelindeki tüm Filistinlilerin yarıdan fazlası devletsizdir.
Avrupa’da yaşayan iki ayrı Filistinli gruptan söz edilebilir. Daha yaşlı insanlardan oluşan ve sayıları düşük olan birinci grup bulunduğu topluma daha çok entegre olmuştur. Diğer grup, daha büyüktür ve son 20 yıl içinde gelmiş mültecilerden oluşmaktadır.