Evlilik
  Fıkıh     Esmâ-ül Hüsnâ     Kadın ve erkek     Genel kültür     Tesettür     Çocuk  
Mutlu yuva
Aile yuvası
Giriş
Evlilik
Yuvayı kurarken
Güzel geçim
Kadınlık sanatı
Ailede çocuk
Çocuk eğitimi
Çocuk ve ana-babaların sorumlulukları
Her insanın bilmesi gerekenler
Dipnotlar
Allgemein:
Startseite
Linkler
Download
Fihrist
Sitemap
Ziyaretçi Defteri

Her insanın bilmesi gerekenler

Her insanın bilmesi gereken pratik bilgiler

Her insanın bilmesi gereken pratik bilgiler

En kutsal yuva aile yuvasıdır. İlk aile yuvamızı kuran Adem babamızla Havva anamızdır.

Aile yuvasının en kutsal gecesi "Zifaf gecesi" denilen ilk gecedir.

Bu gece, evlilik hayatının Kadir gecesi, yani evlenen eşlerin duasının kabul olduğu şerefli gece sayılır. Ama böyle olabilmesi için duaları kabul eden Allah eşleri müslümanca görmek ister. Müslümanca görünmek için müslümanca yaşamak gerekir. Müslümanca yaşamak için her müslümanın yapması gerekenleri bilmesi lazımdır.

Ergenlik çağına gireri her müslüman erkek ve kadının bilmesi ve uygulaması, ya da kaçınması gerekenler şunlardır:FarzVacipSünnet

MüstehabMubahHaramMekruhMüfsitBunları biraz açıklayalım:

Farz: Yüce Allah'ın, yapılmasını kesinlikle emrettiği davranışlara farz denir. Farz iki türlüdür:



a- Farz-ı Ayn: Her müslümanın mutlaka yapması gereken görevleridir. Günde 5 vakit namazı ve Cuma namazını kılmak, Ramazan orucunu tutmak, anaya-babaya saygı göstermek ve helalinden çalışıp kazanmak gibi.

b- Farz-ı Kifâye: Toplumda bazı kimselerin yapmasıyla diğerlerinin sorumluluktan kurtulacağı ibadet ve davranışlardır: Cenaze namazı kılmak, hastaları tedavi edecek erkek ve kadın doktorların, öğretici ve eğitici öğretmenlerin, insanlara Kur'an'ı ve dini bilgileri öğretici ve imamlık yapıcı hocaların yetişmesi gibi.

Vacip: Bayram namazı kılmak, kurban kesmek, Ramazan'da vitir sadakası vermek gibi.

Sünnet: Peygamber (s.a.v.)'in yapıp bizim de yapmamızı tavsiye ettiği davranışlardır.

Müstehab: Dinen yapılması tavsiye edilen ve insanlarca hoş görülen davranışlardır. Tertemiz giyinmek, farz ve sünnet namazların dışında nafile namaz kılmak, Ramazan ayının dışında oruç tutmak gibi sünnet ve müstehab olan şeyleri yapan Allah'ın rızasını kazanır. Bunlar aynı zamanda Resülullah (s.a.v.)'in sünneti olduğu için kişi, Peygamberimiz (s.a.v.)' in şefaatine de nail olur.

Mubah: Kişinin yapıp yapmamada serbest olduğu ve şer'an yasaklanmayan herşey mubahtır.

Haram: Dinimizce kesin olarak yasaklanan herşey haramdır, içki içmek, kumar oynamak, meşru olmayan kanunsuz yoldan kazanç sağlamak, zina etmek ve anaya-babaya karşı gelmek gibi.

Haram işleyen büyük günah işlemiş olur, tövbe etmeden ve haksızlık yaptığı kimselerle helalleşmeden ölürse cehennemde azap görür.

Mekruh: Dinimizce yapılması hoş görülmeyen bütün davranışlar mekruhtur.



Mekruh iki türlüdür:

a- Tahrimen, yani harama yakın mekruh: Sigara içmek, başkalarına zararı olan davranışlarda bulunmak, vacib olan ibadetleri terk etmek gibi. Haramdan sakındığımız gibi bu tür mekruhlardan da sakınmalıyız. Yoksa günaha girer, cezalandırılırız.

b- Tenzihen, yani helale yakın olan mekruh: İnsana günah kazandırmayan, fakat yapılması hoş karşılanmayan davranışlar tenzihen mekruhtur. Sünnet ve müstehabları terk etmek de böyledir.

Müfsit: Başlamış olduğumuz farz, vacib ve sünnet ibadeti bozucu davranışlar müfsittir. Namazı ve orucu bozan şeyler gibi. Yüce Allah her şeyi insanlar için yaratmış.

Bakınız Allah Teâlâ bir ayette:

"Yeryüzünde ne varsa Allah sizin için yaratmıştır... (Bakara Sûresi: 2/29) derken, diğer bir ayette:

"Ben cinleri ve insanları sırf bana kulluk ve ibadet etmeli için yarattım" (Zarivat Sûresi: 51/56) buyurmuştur.

İbadetlerin başında, imanın 6 şartı ve islamın 5 şartı gelir.

îmanın şartları



îmanın şartlanAlah'a iman etmekAlah'ın meleklerine iman etmekAlah'ın kitablarına iman etmekAlah'ın peygamberlerine iman etmekAhiret gününe iman etmekHayr şer ve kadere iman etmektir.Allah'a iman etmek, Allah'ın var oluşuna, birliğine, yenilmez kudret, kuvvet ve irade sahibi olduğuna kainatı yaratan, devamını sürdüren ve dilediği zaman yok edenin Allah olduğuna can u gönülden inanmaktır.



Meleklere iman etmek, Yüce Allah'ın çeşitli görevlerle görevli melekleri olduğuna inanmaktır.

Erkeklik ve dişilik vasıfları olmayan melekler yemezler, içmezler, hiçbir hata yapmazlar, görevlerinde asla kusur etmezler.

Biz insanlar ana rahminde, doğumumuzdan ölümümüze kadar, ölürken, kabirde ve ahiret gününde meleklerle içice yaşarız.

İyilik ve ibadet ederken, Allah'ı hatırladığımız sürece melekler yanımızda olurlar. Bizi korur, bize yardım ederler. Kalbimize doğru ve yararlı olan şeyleri doğdurur, bizi doğru yola yöneltirler. Dini görevlerimiz olan ibadeti terk eder, Allah'ı unutur, kötülük yaparsak; melekler gider, yanımıza şeytan gelir, kalbimize kötü ve zararlı şeyler doğdururlar. Yolumuzu şaşırtır, bizi yanlış ve tehlikeli yollara yöneltir, bize kötülük yaptırırlar.

Allah'ın kitaplarına inanmak, Allah'ın -vahiy yoluyla- peygamberlere gönderdiği kitaplara, özelikle Kur'an'a inanmak, içindekilerini uygulamaktır.

Peygamberlere iman etmek, Yüce Allah'ın, kullarına doğru yolu gösteren, emir ye yasaklarını bildiren peygamberlerine inanmak, Hz. Muhammed (s.a.v.)'in kıyamete kadar gelen bütün insanlara en doğru yolu gösteren hak peygamber olduğuna inanmaları ve izinden gitmeleridir.

Ahiret gününe iman etmek, bir gün gelip bu dünyanın sona ereceğine, sonu olmayan ahiret gününün başlayacağına, bütün insanların yeni vücutla tekrar dirileceklerine, Allah'ın huzurunda insanların hesaba çekileceklerine, inanan iyi insanların Cennet'e gireceklerine, inanmayan ve kötülük yapanların cehennemde azap göreceklerine inanmaktır.

Kadere iman etmek, kainatta bütün olup bitenlerin, Allah'ın dilemesiyle, takdir ve tedbiri ile meydana geldiğine inanmaktır.

İslamın şartları

İslamın şartlarıKelime-i Şehâdet getirmekNamaz kılmakRamazan ayında oruç tutmakHacca gitmekZekât vermek
Bunları biraz açıklayalım:Kelime-i şehadet: kişinin kalben inanarak dili ile: "Eşhedü el- lâilâhe illâlallâh ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resûluhû" demesidir. Manası: "Allah'tan başka ilah olmadığına ve Hz. Muhammed (s.a.v.)'in Allah'ın kulu ve resulü olduğuna şehadet ederim."

Müslüman olmak isteyen bir gayri müslimin ilk yapacağı, kelime-i şehadeti söylemesidir. Müslümanların Allah'ı zikretmek kasdı ile söyledikleri kutsal sözlerden biri de kelime-i şehadettir.

Namazını kılan her müslüman, kelime-i şehadeti günde 21 defa söylemektedir. Bu kutsal söz, günahlarımızın affını ve Allah katında derecemizin yükselmesini sağlar.

Namaz kılmak: Namaz, en büyük ibadet, günahlarımızın affı için en etken dua ve insana Allah'ı hatırlatan en kutsal zikirdir. Namaz, dini görevle vücudumuzun sağlığını sağlar, bizi huzura kavuşturur, ömrümüzü uzattır, öbür dünyada bizi ebedi saadete kavuşturur.

Namazın farzları



Namazın farzları

Namazın farzları on ikidir. Namazın sahih olabilmesi için, bu farzların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bunlar, namazın dışındaki ve içindeki farzlar diye ikiye ayrılır.



1- Hadesten Taharet:

Abdest almak, gerekiyorsa gusül etmek.

2- Necasetten Taharet:
Namaz kılınan bedeninde, elbisesinde ve namaz kılacağı yerde pislik olmaması.

3- Setr-i Avret:

Erkekler dizle göbek arasını örtmeli; kadınlar el, yüz ve ayak dışında bütün vücutlarını örtmelidir.

4- İstikbal-i Kıble:

Namazı kıbleye dönerek kılmak.

5- Vakit:

Namazları kendi vakti içinde kılmak.

6- Niyet:

Yani hangi vaktin namazını kıldığını ve namaz süresince Allah'ın huzurunda olduğunu kalbinde hazırlamak.

Bu 6 farz, namazın dışındaki farzlardır. Aşağıdakiler de, namazın içindeki farzlardır:İftitah (namaza giriş) Tekbiri:
Namaza dururken tekbir almak.

Kıyam:Özürü yoksa namazda ayakta durmak.

9- Kıraat:

Namazda ayakta iken biraz Kur'an okumak.

10- Rükû:

Eller diz kapağına erişecek kadar eğilmek.



11-Sücûd:

Namazda alını yere koymaktır.

12- Ka'de-i Hîre (son oturuş)

Son rek'atta selam vermeden önce Ettahiyyat okuyacak kadar oturmak.

Namazın vacipleri



Namazın vacipleriNamaza "Allahu Ekber" diyerek başlamak.

Farz namazların ilk iki rekâtında, nafile namazların her rekâtında Fatiha sûresini okumak.

Farz namazların ilk iki, vitir ve nafile namazların her rekâtında Fatiha sûresini okumak.

Fatiha'yı sûreden önce okumak.Secdede burnu, alın ile beraber yere koymak.İki secdeyi birbiri ardınca yapmak.

Üç ve dört rekâtlı namazların ikinci rekâtında oturmak. (Buna kâde-i ûlâ yani "birinci oturuş" denir.)

İlk ve son oturuşlarda "et-tahiyyatü"yü okumak.

Üç ve dört rekâtlı namazlarda, birinci oturuşta "et-tahiyyatü"yü okuduktan sonra ayağa kalkmak.Namazlarda secde ayeti okunursa, tilavet secdesi yapmak.

İmamın sesli okunacak yerlerde sesli, sessiz okunacak yerlerde sessiz okuması.

İmama uyan kimsenin Fatiha ve sûre okumadan susması.Vitir namazlarının üçüncü rekâtında 'Kunut duaları"nı okumak.Namazın sonunda sağa ve sola selam vermek.Namazlarda yanılma olursa sehiv secdesi yapmak.Bayram namazlarında ilave tekbirler okumak.17- Tadil-i erkana riayet etmek. Yani, ayakta iken dosdoğru, rükûda iken dümdüz olmak. (Kadınlar biraz meyilli dururlar.) Rükû-dan kalkınca iyice doğrulmak, iki secde arasında tam oturmak.

Namazda, farzlardan veya vaciplerden biri unutularak geciktirilir, vaciplerden biri terkedilirse sehiv secdesi yapmak gerekir. Kasden terkedilirse, namazın yeniden kılınması lazımdır. Namazın farzlarından birisi unutularak dahi terkedilirse, namaz bozulur.

"Sehiv Secdesi", namazın sonunda, selam verdikten sonra, "Allahü Ekber" diyerek birbiri ardınca iki defa secde yapılarak gerçekleştirilir. Daha sonra, "Tahiyyat, salli-barik ve rabbena" duaları okunarak selam verilir.

Kur'an-ı Kerim'deki secde ayetlerinden biri okunursa, okuyan ve dinleyenin secde etmesi gerekir. Buna "Tilavet Secdesi" denir. Namaz içinde secde ayeti okunursa, 3 ayet yapmadan secde yapılır. Namaz dışında okunursa secdeyi sonraya bırakmak mümkündür. Ancak zaruret olmadıkça geriye bırakılmamalıdır.

Namazın sünnetleri



Namazın sünnetleriNamaza başlarken alınan tekbirde, Vitir namazının Kunut tekbirinde ve bayram namazlarının ilave tekbirlerinde elleri kaldırmak, avuçları kıbleye dönük tutmak.

Beş vakit namaz ve Cuma namazı için ezan okumak ve kamet getirmek.

Subhaneke okumak.

Subhaneke'den sonra "Eûzu-Besmele", diğer rekâtlarda Fatiha'dan önce "Besmele" çekmek.Fatiha'dan sonra "Amin" demek.îftitah tekbirinden başka namazın içindeki bütün tekbirler.Rükû"da üç defa "Subhâne Rabbiye'1-Azîm" demek.

Rükû'dan doğrulurken "Semiallahu limen hamideh" ve doğrulduktan sonra "Rabbena leke'1-hamd" demek.

9- Rükû'da dizlerini elleri ile tutmak ve tutarken ellerin parmakları açık olmak. (Kadınlar parmaklarını açmaz ve ellerini dizlerinin üzerine koyarlar.)Rükû'da erkeklerin dizlerini kırmadan sırtları dik olacak şekilde inciklerini dik tutması; kadınların ise dizlerini hafifçe kırarak sırtlarının yukarıya doğru meyilli bulunması.

Secdeye giderken sırasıyla dizleri, elleri, yüzü yere koymak, kalkarken de sırasıyla yüzü, elleri ve dizleri yerden kaldırmak.

Secdede üç defa "Subhane Rabbie'l- âlâ" demek.13- Oturuşlarda elleri dizler üzerine koymak.
14-Secdede başı iki el arasına koymak.Rükû'dan doğrulunca ve iki secde arasında "Subhanallah" diyecek kadar durmak.

Oturuşlarda erkeklerin sağ ayaklarını dikerek, sol ayak üzerine kadınların ise her ikisini sağa yatırarak üzerine oturmaları.

Teşehhütlerde "La ilahe" denilirken sağ elin şahadet parmağının kaldırılması "İllallah" derken indirilmesi.

Selam verileceği zaman "et-Tahiyyatü"den sonra "Salli-Barik" ile dua okumak.

Selam verirken başı önce sağa sonra sola çevirmek.

Selam verirken "Esselamu Aleyküm ve Rahmetullah" demek.

Namazı bozan haller



Namazı bozan haller
|Namazın farzlarından birini yerine getirmemek.Namazda konuşmak, birine cevap vermek.Namazda birşey yemek, içmek, çiğnemek.Kendi işiteceği kadar gülmek.Birine selam vermek ya da almak.Göğsü kıbleden çevirmek.Dünyevi bir sebeple ağlamak, ah, oh, of diye inlemek.Öksürüğü yok iken öksürmeye çalışmak.Namazda bir iş yapmaya çalışmak.Bir şeyi üflemek.Okunan ayetlerde manayı bozacak yanlışlık yapmak.Sûreleri Kur'an-ı Kerim'e bakarak okumak.Namazda şuurunu kaybetmek.Secde süresince ayakların yerden kesilmesi.Sabah namazını kılarken güneşin doğması.Cemaatle namaz kılarken imamdan önce hareket etmek.

Cemaatle kılınan namazlarda kadınlarla erkeklerin aynı hizada bulunması.

Teyemmüm etmiş bir kimsenin namazdayken suyu görmesi.

Mesh müddetinin namazdayken bitmesi.

Namazda örtünmesi gereken yerlerin açılması ve bu açılmanın bir rükün yapacak kadar bir süre devam etmesi.

Beş vakit namaz



Beş vakit namaz

A- Sabah namazı: İkisi sünnet, ikisi de farz olmak üzere dört rekâttır. Önce sünneti, sonra da farzı kılınır.

B- Öğle namazı: Dördü ilk sünnet, dördü farz ve ikisi son sünnet olmak üzere toplam on rekâttır. Önce sünnet, sonra farz, daha sonra da son sünnet kılınır.

C- İkindi namazı: Dördü sünnet, dördü farz olmak üzere sekiz rekâttır. Önce sünneti, sonra da farzı kılınır.

D- Akşam namazı:Üçü farz, ikisi sünnet olmak üzere beş rekâttır. Önce farzı sonra sünneti kılınır.



E- Yatsı namazı: Dördü ilk sünnet, dördü farz ve ikisi son sünnet olmak üzere on rekâttır. Önce ilk sünneti sonra da farz ve son sünneti kılınır. Bundan sonra da yatsı namazı vaktinde kılınan üç rekâtlık vitir namazı kılınır.

Yatsı namazının ilk dört rekât sünneti ile ikindi namazının sünneti, sünnet-i gayr-ı müekkededir ve ikisinin kılmışı da aynıdır.

Namaz kimlere farzdır?



Namaz kimlere farzdır?

Bir insana namazın farz olması için şu üç şartın bulunması gerekir:Müslüman olmak,Ergenlik çağına gelmiş olmak,Akıllı olmak.

Namaz nasıl kılınır?



Namaz nasıl kılınır?

Şimdi, Peygamberlerimizin kılmamızı istediği namazı yeni baştan anlatalım. Yeri geldikçe de tercümesiyle birlikte Arapça ve Türkçe harflerle, okunacak duaları yazalım:

Önce şunu kesin olarak bilelim ki, namaza ne kadar önem versek ve bu uğurda ne kadar çaba harcasak değer. İnsanı yaramaz davranışlardan temizleyip, saygıya layık, mükemmel bir insan kılan, iki rekâtı bile insanı cennetlik kılan namaz özenmeye değmez mi? Buna delil mi istiyorsunuz? İşte Resülullah (s.a.v.)'in Âmir oğlu 'Ekbe'den rivayet edilen hadisi:

"Her kim güzelce abdest alır, gönlünü Allah'a bağlayarak huzur ve huşu ile iki rekât namaz kılarsa, ona cennet vacib olur. (cennete girmeyi hak eder)" (Ebû Davud, Namazda Huşu, 'Tirmizî, Kitabû'l-Ezkâr) buyurmuştur.



Allah'ın sevgili kulu olmamızı sağlayıcı ve bizi cennetlik kılıcı namazı kılmak için:

Vücudumuzu temizleyip güzelce abdest aldıktan sonra temiz bir kıyafetle namaz kılacağımız yere geliriz.

Kıbleye döner, iki ayak arasında 10-15 santim mesafe bırakır, ayaklarımızı da kıbleye yöneltir, gözlerimizi secde yerine diker dimdik dururuz.

O sırada aklımızdan dünya ile ilgili herşeyi atar, gönlünüzü Allah'a bağlarız. İyice konsantre olup (Allah'tan başka her şeyi unuttuktan sonra) namaza niyet eder, ellerimizi kulaklarımızın hizasına kaldırarak "Allahu Ekber" der, göbeğimizin altında el bağlarız. Kadınlar ellerini omuz hizasına kaldırır, göğüslerinin üstünde el bağlarlar.

Subhaneke'yi okuruz:

=Subhaneke'allahumme ve bihamdike ve tebarekesmuke ve teâlâ cedduke velâ ilahe gayruke= Senden başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur."

Sonra "Eûzu billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim" deriz. "Subhaneke" okunmayan yerlerde eûzu okunmaz, yalnız besleme çeker, Eûzu-besmele'yi kendimiz işitecek kadar gizli okuruz.

Daha sonra Fatiha okur, peşinden de sûre veya ayet okuruz.

Dört ve üç rekâtlı farzların üçüncü ve dördüncü rekâtlarında yalnız Fatiha okunur.

Hanefi mezhebinde, imamın arkasındakiler Subhaneke'den başka hiçbir şey okumazlar.

Fatiha ve sûreden sonra "Allahu Ekber" diyerek rükûa eğiliriz.

Rükûda belimiz ve başımız aynı seviyede düz duracak, ellerimiz diz kapağının üzerinde, dizlerimizi bükmeden ayaklarımız doğru duracak.

Kadınlar rükûda dizlerini azıcık kırar, ellerini dizlerinin biraz yukarısına kor, baş tarafı yüksek, sırtları meyilli olur.



Rükûda üç ya da beş kez: Subhane rabbiyel azîm der, doğrulurken: "Semiallahu Limen Hamideh" ="Allah kendine hamd edenin hamdını işitir, kabul eder. "Rükûda doğrulunca: "Rabbena ve lekelhamd"= Rabbimiz! Hamd (övmek ve övülmek) sana mahsustur, der. "Allahu Ekber" diyerek secdeye yatarız. Yere öne dizimizi, sonra ellerimizi, sonra da başımızı koyarız. Secdede üç ya da beş kez: "Subhane Rabbiyel alâ"= "Yüce Rabbim! Seni noksanlıklardan beri kılarım" der. "Allahu Ekber" diyerek secdeden doğruluruz. İki secde arasında birkaç saniye durur, ikinci secdeye yatarız. İkinci secdeden sonra "Allah'u Ekber" diyerek ikinci rekâte kalkarız. Kalkarken önce ellerimizi, sonra dizlerimizi kaldırırız. Rükû ve secdelerde zamana ve duruma göre teşbihleri üç, beş, yedi kere tekrarlayabilirsiniz. Ama imamlık yapanlar, cematin farklı yaş ve durumlarını göz önüne alarak teşbihleri üçten fazla söylemezler.

İkinci rekâtı kılınca oturur, üç ve dört rekâtlı farzlarda, öğlenin ilk sünnetinde, cumanın ilk ve son sünnetlerinde yalnız tahiyyat okuruz, salli-barik okumayız.

"Ettehiyyatü lillahi vessalevatu vettayyibâtu esselamu aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetullahi ve berekâtuhû, esselamu aleynâ ve âlâ ibâdillahissâlihin, eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resulühü."

"Bütün saygı ve tazimler, bütün dua ve yakarmalar, bütün kulluk ve ibadetler Allah'a mahsustur. Ev (sevgili) peygamber! Selam, Allah'ın rahmeti ve bereketleri senin üzerine olsun. Bize de selam olsun, Allah'ın salih (iyi) kurallarına da Allah'tan başka ibadet edilecek hiçbir ilah olmadığına şehadet (şahitlik) ederim. Muhammed'in Allah'ın kulu ve Resulü olduğuna da şahitlik ederim."

Bu teşehhüd duasını okuduktan sonra hemen kalkar, üçüncü ve dördüncü rekâtları da ilk iki rekât gibi kılarız. Ancak farzların üçüncü ve dördüncü rekâtlerinde yalnız besmele ve Fatiha okuruz.

Öğlenin ilk, cumanın ilk ve son sünnetlerinde ve vitir namazında tahiyyattan sonra salli ve barik okumadığımız gibi, üçün
cü rekâta kalkınca Subhaneke ve eûzu okunmaz; besmele, Fatiha ve sûre okuruz.

İkindi ve yatsının ilk sünnetlerinde, dört rekâtta bir selam verilen teravih ve dört rekâtte bir selam verilen bütün nafile namazlarda, ikinci rekâtte tahiyyattan sonra salli, barik okuruz. Salli, Barik:

"Allahümme salli âlâ Muhammed'in ve âlâ âli Muhammed'in kemâ salleyte âlâ İbrahime ve âlâ âli ibrahim inneke hamîdün mecîd."

"Allahümme barik âlâ Muhammed'in ve âlâ âli Muhammed'in kemâ bârekte âlâ İbrahime ve âlâ âli ibrahim inneke hamîdün mecîd."


Manası:

"Allah'ım! İbrahim peygambere ve İbrahim'in âline (yakınlarına ve ona uyanlara) merhamet edip şanını yücelttiğin gibi, Peygamberimiz Muhammed'e ve Muhammed'in âline de merhamet et, şan ve şereflerini yücelt. Allah'ım! İbrahim Peygamberi ve İbrahim'in âlini uğurlu ve mübarek kıldığı gibi, Muhammed'i ve Muhammed'in âlini de mübarek ve uğurlu kıl."

Tahiyyat'tan sonra (selam vermeden önce) okunacak dualar:

Bütün namazların son rekâtinde tahiyyat, salli ve barikten sonra, selam vermeden önce -Kur'an'da ve hadislerde- bilinen dualardan birini okumak da, namazın derecesini yükselten, ecir ve sevabını artıran âdâbındandır.

Aşağıdaki dua bunlardan biridir:

"Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ve güzellikler ver, bizi mutlu günlere kavuştur, ahirette de, iyilik ve güzellikler ver, bizi mutlu günlere kavuştur" (Buharı, Kitabu'l -Ezkâr vel-Ed'iye; Müslim; Ebû Davûd, Tirmizi.)

İslamın üçüncü şartı Ramazan orucudur.

Oruç

Oruç

Oruca niyet etmek, tanyeri ağardıkdan akşam güneş batıncaya kadar bir şey yememek, içmemek ve karı-koca ilişkisinde bulunmamaktır.

Orucun faydalarıOruç da namaz gibi huylarımızı güzelleştirir, bize Allah'ın rızasını kazandırır, ebedi saadetimizi sağlar.

Vücudumuzu sağlıklı kılar, ruhumuzu huzura kavuşturur.

Sabrımızı artırır, irademizi kuvvetlendirir.

Aç ve yoksulların halinden anlamamızı sağlar, merhamet duygularımızı geliştirir.

Hac



Hac

Sağlıklı, varlıklı yani zorunlu ihtiyacından başka serveti olan, gitmesine engel olmayan her müslümana -ömürde bir kere- hac etmesi farzdır.

Haccın farzı üç'tür:İhrama girmek.Arafatta vakfeye durmak.Kâbeyi ziyaret tavafı.Haccın birçok yararı vardır.

Ömürde bir kez bulunmaz ve kaçınılmaz fırsat olan Hac, Namaz gibi büyük bir ibadettir. İnsanın günahlarını sıfırlar, Allah katında derecesini yüceltir, insan hayatında unutulmaz hatıra olur.

İnsan, hacca giderken başka, dönerken bambaşka bir insan olur. -Tıpkı, bal gibi- Haccın tadını tatmayan bilemez.

İslamın beşinci şartı zekat vermektir.

Zekat

Zekat

Zorunlu ihtiyacından ve kullanacağı eşya, alet ve edevatından başka doksan gram altın bedelinde varlığı olan her müslümanın senede bir kez varlığının kırkta birini zekât olarak yoksul ve muhtaçlara vermesi farzdır.

Zekât, zenginle fakir arasında -Allah tarafından belirtilen- fakirin zengin üzerindeki hakkıdır.

Namaz, Oruç, Hac ve Zekât hakkında açıklayıcı geniş bilgi, ilhimal kitaplarındadır.

İmanın şartları, kalben inanmamız gereken şeylerdir.

İslamın şartları ise -inanarak, ibadet kaydı ile, sırf Allah rızası için- bedenimizle ya da malınızla pratikte uygulamamız gereken şeylerdir.

Şunu bilelim ki, bizi din adına görevlerimizi yapmaya itekleyen, inancımız, yani imanımızdır. Voltajı düşük enerji makineyi çalıştırmadığı gibi, imanımız zayıf olursa, inandıklarımız yapamayız. Yapsak da, zoraki ve göstermelik olur. Bu gerçekleri göz önüne alarak diyoruz ki, imansız amel geçersiz, amelsiz iman yetersizdir. Hem dünyada, hem de ankette sorumluluktan kurtulup huzur içinde mutlu yaşamamız için, inanmamız gerekenlere içten inanmalıyız, yapmamız gerekenleri layıkıyla eksiksiz yapmalıyız. Bunları da ancak Allah'ın yardımıyla yaparız.