ERBAKAN'IN ALEYHİNE AÇILAN BİR DAVA
MC hükümeti döneminde Erbakan Başbakan Yar-dımcısı iken, Şanlıurfa'da bir mitingle yaptığı bir konuşma sebebiyle aleyhinde yargıtayda Parti Yasaklamaları Kurulu adını taşıyan bir yüksek mahkemeye dava açılıyor.
Davanın gerekçesi, laikliğe aykırı konuşma yapılmış olmasıydı, işin en ilginç yanı dava açıldığında Erbakan Başbakan Yardımcısı Demirel ise Başbakan'dır.
Davada deniliyordu ki, Erbakan lâikliğe aykırı konuşmuştur. Yargılansın, partisinden ve siyasetten ihraç edilsin. Tabii böyle olunca hükümetten de çıkarılsın denmiş oluyordu.
Fikir ve düşünce özgürlüğünün Anayasa'da yazılı bulunduğu Türkiye'de Erbakan ne konuşmuştu da hakkında dava açılıyordu?
Birlikte düşünerek Erbakan'ın hakkında dava açılmasına sebep olan konuşmayı okuyalım.
ERBAKAN NE DEDİ Kİ YARGILANMAK İSTENİYOR?
(Şanlıurfa, 1975)
"Siz diğer partilerin biz de din ve vicdan hürriyetine taraftarız demelerine bakmayınız. Onların başlarında jandarma gibi biz dikilmiş duruyoruz da böyle konuşuyorlar. Eğer mazal-lah bir de biz siyaset sahnesinden çekilsek, göreceksiniz onlar yine laikliğin din düşmanlığı şeklinde yorumlayan politikalarına dönecekler, Allah diyenleri hapse atacaklar, ağır ceza mahkemelerine sevk edecekler, camileri de ahır yapacaklar..." (l 00)
Prof. Dr. Necmettin Erbakan Başbakan Yardımcısı
Bu konuşmasından ötürü hakkında dava açılan Erbakan yine savunmada. Erbakan'ın avukatları onun "camileri de ahır yapacaklar" sözüyle ilgili delil toplamaya ve savunma hazırlamaya çalıştıklarında, gerçekten de konuşmanın yapıldığı meydanın bir köşesinde eskiden cami olduğu halde sonradan kanunsuz ve isnafsız uygulamalar neticesinde o esnada ahır olarak kullanılan bir yer olduğunu tesbit etmişler. İşte laikliğe aykırı bulunan sözler bunlar. Erbakan gerçeği konuşsa bile suç oluyor. Neden?
Bu tür davalar zihniyet ve fikriyat ile ilgili olduğundan, isnat edilen fiili tartacak maddi kıstaslar bulunmadığından her hukukçuya göre ayrı yorumlara alabildiğine açık davalar idi. Bütün bunlardan dolayı, Yargıtay'daki yargılamaya karşı bir taraftan savunmalar devam ederken, diğer taraftan antidemokratik olan ve Partiler Kanunu'nun ilgili maddesini iptal ettirmek veya düzelttirmek için kanun teklifi verme çalışması yapılıyordu.
Bu kanun teklifini destekleyeceklerini söyleyen Süleyman Demirel, daha sonra bu sözünü yerine getirmekten kaçınmıştır.
Buna rağmen kanun neticede başka işlemlerden de geçerek kesinleşti. Böylece Yargıtay'daki mahkeme, davanın düşmesi ile son buldu. Erbakan da kurtuldu. Ancak onu daha çok davalar ve savunmalar bekliyor...
ERBAKAN İTALYA'DA
Ağır sanayi hamlemizin en mühim teşebbüslerinden biri olan Konya Motor Fabrikası'nın yapılması ve çalışır hale getirilmesi için Erbakan, bu fabrikanın makina ve tezgahlarını temin için Başbakan Yardımcısı olarak yanında otuzu aşkın devlet personeli ile İtalya'ya gidiyor. Bu personelin içerisinde Sanayi Bakanlığının Daire Başkanları, Genel Müdürleri, yeni kurulmuş olan Tümasan, Tusaş, Taksan, Temsan, Testaş, Desiyap Genel Müdürleri de mevcut idi.
Bu ziyarette emperyalist güçlerin engellemesine rağmen yılda 100.000 motor yapacak fabrikanın kurulması için aşağıdaki şartlarla anlaşma imzalanmıştır.
1- Biz fabrikanın binalarını yapacağız.
2- İtalyanlar, Fiat firmasının imal ettiği, fabrika tezgah ve makinalarının tümünü getirip kuracaklar.
3- Bu işe mukabil bizden döviz istemeyecekler.
4- Fabrika üretime geçtikten sonra borcumuz için 12 senelik bir ödemesiz devre tanınacak.
5-12 sene sonra, İtalyalılara, yapılacak 100.000 motordan her sene 5.000'ini vermek suretiyle taksit taksit borcumuzu ödemeye çalışacağız.
6- Erbakan'ın Türkiye'de başlattığı mânevi kalkınmanın yanısıra maddi kalkınma hamlesi, şer güçlerin uykusunu kaçırırken bir takım batılı münevver bilim ve devlet adamlarının da takdirini ve beğenisini kazanıyordu.
İşte bir batılı devlet adamının söyledikleri:
LEONNE CEVANNİ ERBAKAN'A NE DİYOR?
(ROMA, 1976)
"Ben sizin partinizin kalkınma modelini çok beğeniyorum. Çünkü sadece maddi kalkınma ile yetinmiyor sunuz, manevi kalkınmayı maddi kalkınma ile birlikte götürmek istiyorsunuz, işte bu çok isabetli bir çözüm. Bakınız biz italya'da gerçekten sanayileşmek için planlar programlar uyguladık. Bu işte başarılı da olduk. Ama sizin gibi mânevi ve ahlaki gelişmeyi de beraberinde yürütmediğimiz için şimdi grevlerden, boykotlardan güzelim tesislerimiz verimli çalışamaz hale geldi. Ekonomimiz bu yüzden krizlere, çıkmazlara giriyor. Sizin politikanızı takdirle karşılıyorum." (101)
Leonne Cevanni italya Cumhurbaşkanı
