O emretmesini bildigi gibi itaat etmesini de biliy
MSP'ne iltihak ettikten bir süre sonra bir gün Erbakan Van'a gitmiş. Ertesi gün Van'da bütün köylerin'de katılımıyla büyük mitingin hazırlığını yaparken Genel Başkan Süleyman Arif Emre Bey MSP'nin kapatılacağı haberini alıyor. Bu haber üzerine Erbakan'ı yıldırım telefonla arayarak Ankara'ya gelmesi gerektiğini bildiriyor. Erbakan, köylere haber edildiğini, otuzbin insanın toplanacağını, bu mitingin yapılmaması durumunda yalnızca Van'da değil bütün yurt sathında çok menfi durumların ortaya çıkacağını söylüyor ise de Süleyman Arif Emre Bey, Genel Başkan olarak durumu değerlendirdiğini, Ankara'daki işin Van'daki mitingten daha önemli olduğunu uçak varsa uçakla yoksa taksi ile gece gündüz demeden gelmesi gerektiğini izah ederek talimat veriyor. Bu talimat üzerine Erbakan Hoca talimata itaat etmek üzere şöyle cevap veriyor.
"Peki öyleyse mitingi iptal edip hemen hareket ediyorum."
Erbakan Hoca, Genel Başkan S. Arif Emre Bey'in talimatıyla Ankara'ya geldikten sonra Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Sayın Nahid Paşa ile görüşüp MSP'nin yanlış isnadlarla kapatılmasını önlüyor. Yanlış isnadlar şu: Kadir Mısıroğlu'na ait kasetlerin başına "Şimdi Milli Selamet Partisi Genel Başkanı Sayın Süleyman Emre konuşacak" sözünü eklemişler bu konuşmada da harf ve şapka inkilabına aykırı ifadeler yer aldığı için MSP'nin kapatılmasını istiyorlarmış...
