Refah dönemi
RP İLE İLGİLİ BİR TESBİT
REFAH DÖNEMİ
(19 TEMMUZ 1983 -16 OCAK 1998)
(BÎR TESBİT)
"Refah Partisi'nin Batıda anlaşıldığı anlamda fundamentalist bir parti olarak nitelenmesi bir teşhis noksanlığı sayılmaktadır. Nitekim RP'nin stratejistleri kendilerini diğer islam ülkelerindeki İslami hareketlerden ayırmaya özen göstermektedir.." (120)
Konrad Adenauer Vakfı
REFAH PARTİSİ'NİN KURULMASI
Kuruluşundan itibaren Türk siyasi yaşamında 14 yıl faaliyet gösteren Refah Partisi, 19 Temmuz 1983'te kuruldu. İlk Genel Başkanı Avukat Ali Türkmen idi. Ancak ilk kurucular listesinde veto edilince, MKYK toplantısında yapılan seçimde Genel Başkanlığa Ahmet Tekdal getirildi.
Refah Partisi, kuruluşunu takiben bütün yurt genelinde teşkilatlanmaya başladı. 6 Kasım'da yapılan Milletvekili Genel Seçimlerine katılabilmek için 24 Ağustos 1983'e kadar, yasaların öngördüğü sayıdaki il ve Üçlerde teşkilat kurma barajı aşıldı. Ancak malum sebeplerden ötürü Refah Partisi 6 Kasım seçimlerine sokulmadı.
Bu seçim, 12 Eylül ihtilalinden sonra yapılacak olan ilk seçim idi. Dolayısıyla bu seçimlere Calp, Sunalp ve Özal'ın kurdukları partilerin katılmalarına müsaade edildi. Konsey Başkanı Kenan Evren asker kökenli Sunalp Paşa'nın partisine oy verilmesi hususunda imada bulunduğu için halk buna tepki göstererek Turgut Özal'ın ANAP'ını tek başına iktidar yaptı.
6 Kasım 1983 seçimlerine giremeyen Refah Partisi, 25 Mart 1984'de yapılan mahalli idareler seçimine katılma imkanı buldu. Bu seçimde Refah Partisi Şanlıurfa, Van illeri ile 5 ilçenin belediye başkanlığını kazandı.
Bu tarihte, yurt sathında 64 il ve 59 ilçede teşkilatlanmasını tamamlayan Refah Partisi, 30 Haziran 1985'de ilk olağan büyük kongresini yaptı.
Refah Partisi'nde bu gelişmeler yaşanırken Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan siyasi yasaklı idi.
ERBAKAN ÜÇÜNCÜ KEZ GENEL BAŞKAN OLUYOR
19 Temmuz 1983'te kurulan Refah Partisi 11 Ekim 1987 tarihine kadar Avukat Ahmet Tekdal'ın Genel Başkanlığında siyasi faaliyetlerine devam etti. Erbakan diğer siyasi parti liderleri Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Alparslan Türkeş (merhum) gibi siyasi yasaklı olduğu için Milli Görüş çizgisinde kurulmuş olan Refah Partisi'nin başına geçme olanağı yoktu.
Rahmetli Turgut Özal'ın başbakanlığı döneminde bu yasaklı liderlerin durumu sürekli olarak gündeme getiriliyor ve eleştiri konusu yapılıyordu. Bunun üzerine Özal Hükümeti bir karar alarak konuyla ilgili bir referandum yapılmasını istedi. Nitekim 1987'de yapılan referandumda Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Alparslan Türkeş ve Necmettin Erbakan'ın siyasi yasakları kaldırıldı. Bunun üzerine Hüsamettin Cindoruk'un Genel Başkanlığını yaptığı Doğru Yol Partisi'nin Genel Başkanlığına Süleyman Demirel getirildi. Erbakan ise 11 Ekim 1987'de yapılan RP 2. Genel Kongresinde oy çokluğuyla Refah Partisi Genel Başkanlığına seçildi.
Ankara Atatürk Kapalı Spor Salonunda yapılan kongrede salonu hınca hınç dolduran ve yedi yıldır liderlerine hasret kalmış olan Milli Görüş Mensupları
"Mücahid Erbakan, Erbakan Başbakan" sloganlarıyla tezahürat yaparak özlem gideriyorlardı. Milli Görüş lideri Erbakan ise siyasi özgürlüğüne kavuşmuş olmanın mutluluğuyla davasına hizmet etme şeref ve bahtiyarlığını salondaki taraftarlarıyla paylaşıyordu.
Erbakan'ın Refah Partisi'nin başına geçmesini istemeyen çevreler, yeni seçim yasakları çıkartarak il ve % 10'luk ülke barajları engeline başvurdular.
Bu sebeple 1987 milletvekili genel seçimlerine giren Refah Partisi, yüzde 7,2 oy aldığı için ülke barajını aşamadığından Meclis'e giremedi.
Fakat O partinin başında olduğu müddetçe, meclise girmenin yolunu bulacaktı.
YEDİ YIL ARADAN SONRA
Saniyeler, dakikalar, saatler, günler, haftalar, aylar, mevsimler ve yıllar bir birini kovaladı. Çok şey gibi isimler de değişmişti, ama O'nun azmi, gayreti, davası ve hedefi değişmedi. Çünkü O'nun inancına göre, iki kere iki yüz yıl önce dört ederdi, yüz yıl sonra da dört eder.
HASAN HÜSEYİN CEYLAN ERBAKAN İÇİN NE DİYOR
(Ankara, 1997)
"Sayın Erbakan'ın yanında büyümüş bir insanım. Gerçekten de, o bir fikir ortaya attığı zaman yanındakiler bile ilk önce "Bu olur mu?" derler, ama Erbakan, "bu olur mu?" denilen konuların nasıl olacağını uyguladığı politika ve gerçekleştirdikleriyle hep ortaya koymuştur." (121)
Hasan Hüseyin Ceylan Ankara Eski Milletvekili

