İRTİCA İLE İLGİLİ MİLLİ ŞAİRİMİZ NE DİYOR?
İRTİCA İLE İLGİLİ MİLLİ ŞAİRİMİZ NE DİYOR?
(ŞİİR)
"Üçbuçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam; Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam
Doğduğumdan beri aşığım istiklâle
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, Fakat çekilmeye gelmez boynum.
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim
Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
iRTiCA 'nın, şu sizin lehçede manası bu mu?
— Yok canım!
Yok deme
— ifrat ediyorsun Köse...
İşte ben MÜRTECİ 'im, gelsin işitsin dünya!
Hem de baş MÜRTECİ'yim, patlasanız, çatlasanız
Hadi kanununuz assın beni, yahud yasanız!
Bana anlat bakayım şimdi; biçare Ocak,
Zorbalar saltanatından ne zaman kurtulacak?
Hiç bu mantıkla, a divane, hükümet mi yürür?
Bir cemaat ki erenler işi yumrukla görür "(149)
Mehmet Akif Ersoy Milli Şair
İRTİCA İLE İLGİLİ BAŞKA BİR ŞAİRİMİZ NE DİYOR?
(ŞİİR)
"Zamanı kokutanlar, mürteci diyor bana
Yükseldik sanıyorlar, alçaldıkça tabana "(150)
N. Fazıl Kısakürek
18- 28 ŞUBAT YAYGARASI
Buraya kadar saydığımız ve sayamadığımız yaygaralar, o kadar lüzumsuz, mesnetsiz, insafsız ve çokça yapıldı ki, önce küçük sonra da büyük sancılar oluştu. Bu sancıların peşinde "28 Şubat" Türkiye'nin gündemine balon gibi düştü.
Refah iktidarını yıkan, yıktıktan sonra da kapatmaya kadar götüren 28 Şubat "Postmodern" darbesi öncesi ve sonrasında yaşanılan bir dizi olay, günlerce, hatta aylarca, medya kuruluşlarının bir numaralı gündemi oldu. Tüm Türkiye, bu tarihten sonra Erbakan'ın partisiyle yatıp Erbakan'ın partisiyle kalkmaya başladı.
Kartel medyanın acımasız atışlarının peş peşe geldiği günlerde ilerlerken 9,5 saat süren meşhur 28 Şubat Milil Güvenlik Kurulu Toplantısı ise "niyeti faş" ediyordu. Artık Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve onun partisi RP, hükümette istenmez oldular.
Milli Güvenlik Kurulu'nun 28 Şubat'ta yaptığı 9,5 saatlik toplantısının ardından, meşhur bildiri yayınlanınca, "niyetin" boyutu, genişliği iyice ortaya çıkıyor ve kartel medya amacına ulaşmaya az kaldığının sevincini yaşıyordu.
Meşhur bildiriden sonra Başbakan Erbakan, o her zamanki nezaketiyle, orduyla hükümetin uyum içerisinde olduğunu söylemeye çalıştıysa da, muhatabın bu nezaketi, "kös dinler gibi" dinlediğine ilişkin birçok emare kendisini gösteriyordu.
Genel Kurmay Genel Sekreteri Tümgeneral Erol Özkaynak, "Türk Silahlı Kuvvetleri, Atatürk ilkelerine bağlı olmayanlarla uyum içerisinde değildir." (151) diyerek, ipleri daha da geriyordu.
Kartel medya bu olan hadiseleri günlerce işledi, evirdi, çevirdi, ısıttı, soğuttu, anlattı ve yazdı ta 21 Mayıs 1997'ye kadar. Bu tarihten sonra ise yaygara temposunu değiştirerek devam etti..
O, NEZAKETİNİ HİÇ BOZMAYAN BAŞBAKANDI
RP Genel Başkanı ve Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve Kuvvet Komutanları.
"Haziran 1997'de, başına, iş dünyasına, bürokrasiye, hatta hakimler ve yargıçlara Genel Kurmay Genel Sekreterliği tarafından peş peşe verilen "irtica ile mücadele" brifingleri ile Refahyol iktidarına resmen savaş açıldığı" (152) halde, o yine Başbakan olduğunu ve nezaket kurallarına uyması gerektiğini unutmadı.
Milleti, milletin bölünmez bütünlüğünün bir parçası olan Orduyla karşı karşıya getirmemek için azami gayret ve titizliği nazik tavrıyla gösterdi.
