» Basında Erbakan Fobisi
Hani bir söz vardır: Yalancı, aşağı mahallede bir yalan uydurur; yukarı mahallede de bu yalanın yayıldığını görünce, kendisi de, kendi yalanına inanmaya başlar. Bazı basın organlarının tavrı, bu örneğe benziyor. 6 sene önce, Libya gezisiyle ilgili olarak, Erbakan hakkında bir yalan uydurdular, şimdi kendileri de inanmaya başladılar. Değilse, her fırsatta ısıtıp ısıtıp servise sunmanın ne anlamı olabilir?
» GARCİA'YA MEKTUP
ABD ile İspanya arsındaki savaş çıktığı zaman Küba!da bulunan ABD kuvvetleri ile derhal haberleşmek gerekiyordu. Garciya Küba’nın sarp dağları arasında bir yerlerdeydi. Ama nerde olduğunu kimse bilmiyordu Kendisine telgrafla posta ile haberleşme imkanı yoktu. Halbuki ABD Devlet başkanı mutlaka onu bulup kendisi ile iş birliği yapmak zorunluluğunda, azmindeydi...
Ne yapabilirdi?
» BİLEN ADAM
Çarşamba günkü yazımda "izm"lerin bir illizyon, bir aldatmaca olduğu konusunda bazı bilgiler vermiştim. "İzm"ler, yirminci yüzyılın İllizyon demokrasilerine güzel bir hazırlıktı. Ne kadar izm, o kadar parti! Daha sonra ve konjonktüre göre bu partiler amip gibi bölüne bölüne çoğalır ve "yeni seküler düzen" böylece "o olmazsa öteki" şartlanmışlığıyla sürer giderdi.
İpler daima "lordlar"ın, yani bize yabancı olanların elinde olurdu. Müslüman ülkelerde ayrı, Üçüncü Dünya ülkelerinde ayrı, Asya'da, Afrika'da ayrı, ama ipler hep aynı elde; bu gölge oyunu sürer giderdi.
» Onurlu Bir Kimlik: MİLLİ GAZETE
Milli Gazete; onurlu ve olumlu bir kimliktir.
Milli Gazete; bir simge, bir seviye ve bir mihenktir.
Milli Gazete; başlı başına bir medresedir, mekteptir.
Milli Gazete okumak bir ayrıcalıktır, bir Özelliktir.
Milli Gazete; bir netlik ve mertlik göstergesidir.
Milli Gazete; birikimdir, bilinçtir, bilgeliktir.
Milli Gazete; basın bataklığında biten bir güldür, bir güzelliktir.
Milli Gazete; mağdurların ve tüm mazlumların gözü, kulağı ve dilidir.
» Allah’ın Kadrini Gereği Gibi Takdir Edemeyenler
İNSANLARIN bazıları sorulduğunda Allah’a iman ettiklerini söylerler. Ancak Allah’ın en güzel sıfatları üzerinde düşünmez, Allah’ın kadrini hakkını vererek takdir edemezler. (Enam Suresi, 91) Allah bu gerçeğe Kur’an’da şöyle bir örnekle dikkat çeker:
» Net ve tavizsiz duruşun simgesi
Millî Gazete, 31 yıllık yayın hayatında hedef ve istikametinden sapmadı
Net ve tavizsiz duruşun simgesi
Yaşadığımız dünyada, basının fonksiyonunu bilmeyen yok. Hele bizim ülkemizde basın, iktidarları indirip yerine yenisini koyma becerisini sergiliyor. Koskoca bir toplumu kendi dar kalıplarına sokmak için bütün gücüyle seferber oluyor. Kimi basın kuruluşları müstehcen yayınlar yaparak ahlâkî yozlaşmayı teşvik ediyor.
» Batı Medeniyetinin Arka Planı
"İslâm Medeniyetine ABDBombası" diye bir başlık atmış bizim gazete. Alttaki haberde, ABD'nin sivil, asker ölümleri bir yana, Yemen, Pakistan, Afganistan, Irak'ta medreseleri ve camileri bombaladığını yazıyor.
Cuma günkü yazımda yılbaşı sebebiyle yapılan programlarda "pagan" eğilimli "bereket" anlayışına dikkat çekmiş ve eleştirmiştim. "İman"a karşı, çağdaş hurafeler üretiliyordu.
» İsrail Karşıtı Yahudiler
MAXIM GHILAN adlı Yahudinin "How Israel Lost its Soul" (İsrail Ruhunu Nasıl Yitirdi? Penguin Books, 1974) adlı kitabını karıştırıyorum. Ghilan 1931'de doğmuş bir Fransız Yahudisi. 1944'te İsrail'e gelmiş. İsrail otoriteleri tarafından ayrı zamanlarda üç kere tutuklanmış, sonunda ülkeyi terk etmek zorunda kalmış. Bu zat Yahudi olmasına rağmen İsrail'in saldırgan, milliyetçi, paramiliter ve temelde antidemokratik bir devlet olduğunu iddia ediyor.
» Geçti Artık
Oysa ki o dar mekanlara şimdi ister istemez girecektim. Beni sarıp sarmalamışlar ve uzunca bir tabuta yerleştirmişlerdi. Çevremi dolaşanların sesini gayet iyi duyuyor, gözlerim kapalı olmasına rağmen her nasılsa onları görebiliyordum.
"Genç yaşta öldü zavallı" diyorlardı. "Halbuki yapacak ne kadar çok işi vardı."
Gerçekten de bir çok işim yarım kalmıştı. Mesela oğluma iyi bir iş kuramamış, araba ile renkli televizyonun taksitlerini henüz bitirememiştim.
» Kıssadan Hisse
Öykümüz herkes, birisi, herhangi biri ve hiç kimse adlı dört kişi hakkında... Yapılması gereken önemli bir iş vardı. Ve herkes, birinin bu işi yapacağından emindi. Gerçi işi herhangi biri de yapabilirdi. Ama hiç kimse yapmadı. Birisi buna çok kızdı. Çünkü iş her-kesin işiydi. Herkes, herhangi birinin bu işi yapabileceğini düşünüyordu. Ama hiç kimse herkesin yapamayacağının farkında değildi.
» Kur'an'a Göre Gerçek Akıl
Akıl hakkında bugüne kadar sayısız tanım yapılmıştır. Ancak bunların hiçbiri aklın gerçek anlamı hakkında insanlara tam bir fikir vermeye yeterli olamamıştır. Çünkü bu çıkarımları yapan kimseler aklı tanımlarken doğru bir kaynağa başvurmamış, aklı sadece kendi mantıklarıyla değerlendirmeye çalışmışlardır. Oysa aklın ne olduğu konusunda bize bilgi verebilecek kaynak sonsuz akıl sahibi olan Allah'ın indirdiği Kuran'dır.
» Allah, İnsanları Denemek İçin Dünyada Belirli Bir
Allah tüm insanlara dünya hayatındaki imtihanın bir gereği olarak belirli bir süre tanır. Bu süre içerisinde de kendisini hatırlatacak çeşitli vesileler yaratarak, insanların kendisine yönelip yönelmeyeceğini dener. Örneğin, kimi zaman bir hata işlediklerinde günlük hayatta karşılarına çıkan birtakım olaylarla, konuşmalarla, küçük uyan ve hatırlatmalarla onları doğru yola yönlendirir. Bu şekilde hatalarını anlamalarını ve kendisinden korkup sakınmalarını ister. Allah'tan gerçekten korkan iman sahibi Mü'minler bu uyanlarda hemen bir hikmet ve hayır arar, Allah'a sığınır, tövbe edip O'ndan bağışlanma dilerler. Hatalarını düzeltme konusunda asla diretmezler.
» Din Allah İçin Şuurlu Yaşamaktır
Şüphesiz Yüce Allah, bütün canlı ve cansız varlıkları insan için yaratmış ve hizmetine amade kılmıştır. İnsanı ise ancak Kendisine kulluk etsin diye yaratmıştır. Kulluktan kasıt belli birtakım törensel, şekilsel hareketlerden ibaret değildir Elbette ki ibadetlerin şekil itibariyle de en mükemmel olarak yerine getirilmesi oldukça önemlidir.
» 1869... Haham Reichorm
İşte bu giriş paragrafı 1978'de basılmış "Tehlike'nin eşiğinde" isimli kitaptan bir bölüme ait. Yazı, Haham Reichorm'un 1869 yılında Prag şehrinde Hahambaşı Simon-Ben-Yuhada'nın mezarı başında söylediği nutku konu ediniyor. Haham Reichorm'un nutkunu Ge-neral Sami Sabit Karaman, Gringoire gazetesinden tercüme etmiş. Bakın ne diyor Haham:
" Biz İsrail Hükeması, Allah'ın bize vadettiği dünya hakimiyetine doğru kaydettiğimiz terakkiyi ve Hıristiyanlara karşı kazandığımız zaferleri gözden geçirmek üzere, her yüz senede bir, şûra halinde toplanmayı itiyat edinmişizdir.
Bu sene, bizim muhterem Simon-Ben-Yuhada'nın mezarı ba-şında toplanan bizler geçen asrın bizi hedefimize yaklaştırdığını ve ona ulaşmamızın çok yakın oldu-ğunu iftihar ile temin edebiliriz.
» İslam Ahlakını Yaşamak İçin Daha Fazla Beklemeyin!
İnsanlar bu dünyaya Allah’ın rızasını kazanmak ve kendilerini ahiret hayatına hazırlamak gayesiyle gelirler. Allah dünya hayatındaki imtihanın gereği olarak insanları nefis ve vicdanla yaratmıştır. Nefsi insana sürekli olarak kötülüğü, fıskı ve çirkinliği emrederken vicdanı doğruyu, güzeli emreder. Her insanın içinde kötülükle iyilik yanyanadır. Ahirete hazırlanmak ise insanın tercihini sürekli olarak iyiden yana yapması ve kendisini cennet için eğitmesiyle olur. Nitekim Allah müminleri Kur’an’da “arınmayı içten arzu eden” insanlar olarak tanıtmıştır.
» Hadis-i Şerifin Açıklaması
Birinci ve İkinci Dünya savaşlarından, Körfez savaşından, Yahudilerle yapılan savaşlardan haber veren hadis-i şerifleri açıklayan dipnotların son kısmını da nakledelim:
(12) Irak lideri Saddam Hüseyin’i hem ismi, hem ceberutu ve hem de suretiyle haber verir.
(13) Saddam lugatte şiddetli vuran, tecavüzkar demektir. Sarihî manasıyla Saddam Hüseyin’den haber vermektedir.
(14) Yani ‘Kuveyt’te. Çünkü Kuveyt, Kût’un esm-i tasgiri olup ‘Küçük kût’ manasında, ‘Kûtcuk’ demektir.
(15)1991’deki Irak harbini haber vermektedir ki, aynen vuku bulmuştur. Saddam Hüseyin Amerika ve İngiltere tarafından aldatılarak Kuveyt’e sokulmuş, daha sonra 37 devlet Irak’ı vurmak için birleşmişlerdir.
(16) Yani onun kanunlarında hiçbir hayır yoktur. ..O hem hayırdır; çünkü kafirlere karşı çıkmaktadır. Hem şerdir; çünkü ahkam-ı şer’iye ile âmil olmamaktadır.
» Dünyanın Huzurunu Kaçıranlar
Dünyanın her yerinde patlamalar oluyor. Bir iki kişiden tutun da 200 kişiye kadar insanlar ölüyor. Dünya siyasetinde fazla yer tutmayan "istikrarlı" ülkelerden birinde, Finlandiya'da dahi böyle bir eylem olursa ve yedi kişi ölürse varın siz hesab edin gerisini. Yemen'de, Malezya'da... Müslüman halka çıkarılmak istenen fatura, neyse ki suçlanan bağımsızlık örgütünün lideri tarafından püskürtüldü.
» Eğer Siz...
1. Çığımızda yasama, yürütme, yargı kuvvetlerinin de önüne geçerek bir numaralı güç haline gelen medya sahanında, karşıtlarınızdan ve düşmanlarınızdan daha üstün hale gelemezseniz, yâni ülkenin en yüksek tirajlı, en tesirli, en nüfuzlu gazeteleri, dergileri, televizyonları sizin elinizde ve kontrolünüzde olmazsa.
2. Eğitimcilerin, öğretmenlerin, lise ve kolejlerin büyük kısmı sizden ve sizin olmazsa.
3. Bütün üniversitelerde ders veren ve idare eden kadroların ezici çoğunluğu sizin kimliğinizi paylaşmazsa, sizden olmazsa.
4. Ülkenin ticaretini, sanayiini, ithalat ve ihracatını, finans işlerini siz kontrol etmezseniz.
5. Lisan, edebiyat, tarih, sanat, kültür, mimarlık, geleneksel sanatlar konusunda siz daha vasıflı, daha güçlü, daha üstün olmazsanız.
» Cahiliye İnsanlarının Amaçsızlığı
Günümüzde insanların en büyük eksikliklerinden biri, ciddi bir "amaçsızlık" içinde olmalarıdır. Hemen hemen her insan standart bir yaşam modelini benimser. Karnını doyurmak, barınabilecek bir ev edinmek, aile kurmak ve iş sahibi olmak insanların büyük kısmının elde etmeyi umduğu en yüksek değerlerdir. Bu standart yaşam modelinde, kişilerin en önemli hedefleri ise terfi edebilmek, daha fazla para kazanmanın yollarını bulabilmek ve bir kaç çocuk yetiştirebilmektir.
» Kur'an Ahlakını Yaşamak
Dünyada ve hatta tüm kainatta hiçbir şey tesadüfen olmaz. Kuran’da bildirildiğine göre, Allah ‘... Her işi evirip düzenler...’ (Enam Suresi, 59). Meydana gelen bütün olayları yaratan, idare eden, bu olayların başlarının ve sonlarının nasıl olacağını tayin eden Allah’tır. Bütün olayları meydana getiren Allah’tır. Bu nedenle, yaşanan her olayda mutlaka müminler için bir hayır vardır. İnsanın dünyada olup biten her olayın bir deneme olarak yaratıldığını unutması, tevekkülsüz bir tavır göstermesine neden olur. Cahiliye toplumunda sık sık duyulan ‘neden böyle oldu, keşke böyle olmasaydı’, ‘işler yolunda gitmiyor’, ‘mahvolduk’, ‘bütün işler ters gidiyor’, ‘şöyle yapmasaydım böyle olmazdı...’ ve bunlara benzer pek çok şikayetçi ifadelerin altında yatan ahlak anlayışı işte yine bu tevekkülsüzlüktür.
» Kur'an'a Göre "Din" Çok Ciddi İştir
Genelde insanlardaki bir yanlış kanı; ufak tefek bazı hayırlar yapılır, kolay tarafından bazı ibadetler de usulen yerine getirilirse ve çok kötü işler yapılmaz, günahlar da alışkanlık haline getirilmezse insanlar cennete girerler. Çünkü bu kanı sahiplerince sadece çok şerli, kötü ve lanetlik insanlar cehenneme girerler. Bu anlayışa göre insanlar için cennete girmek normal, cehenneme girmek ise istisnai bir durumdur.
» Kuran’da Tebliğ Ve Tartışma
İman edenlerin en önemli ibadetlerinden birinin adı da tebliğdir .Buna karşın,Kuran’a göre inkarcılara ait olan “karakteristik” üslup ise tartışmadır.
KURAN’DA TEBLİĞ: 1-Tebliğ yapan müminin kendini tanıtması.
2-Karşı tarafa güven vermesi. 3- Tebliğcinin tebliği yalnızca bir ibadet olarak görmesi ve karşı tarafı inandırmak gibi bir sorumluluğa sahip olmadığını bilmesi
4-Bir insanın iman etmesi sadece kendisine fayda sağlar. Yani tebliğe olumlu cevap vermesi ile “lütufta” bulunacağını sanmamalıdır. Bu kendisine hatırlatılmalıdır.(Hucurat-17-bak.)
» Beş Başlık Yİrmibeş Hastalık
İnsanın yozlaşmasına, yabancılaşmasına ve yoldan çıkmasına neden olan etkenleri beş ana başlıkta toplamak mümkündür. Bunlar :
A- BİLGİSİZLİK { CEHALET }
B- SEVGİSİZLİK { VAHŞET }
C- İLGİSİZLİK { GABAVET }
D- GAYESİZLİK { GAFLET }
E- GAYRETSİZLİK { ATALET }
» Ahde Vefa!.. Yılmadan, Bozulmadan...
“Andolsun, Allah (cc) size verdiği sözünde sadık kaldı; siz O’nun izniyle onları kırıp geçiriyordunuz. Öyle ki sevdiğimiz (zafer) size gösterildikten sonra siz yılgınlık gösterdiniz, isyan ettiniz ve emir hakkında çekiştiniz. Sizden kiminiz dünyayı, kiminiz ahireti istiyordu. Sonra (Allah) denemek için sizi ondan çevirdi. Ama (yine de) sizi bağışladı. Allah müminlere karşı fazl (ve ihsan) sahibi olandır” (Al-i İmran, 152)
Büyük mücadeleler insanlık tarihi boyunca büyük badirelerden geçirilen, türlü zorluklarla sınanan bir karaktere sahiptir. İnsanlığın yaşamında köklü değişiklikler yapacak inkılabî hareketlerin hedeflerine ulaşmaları için geçirilen çok çetin imtihanlar, sonuç itibariyle lehte nihayet bulacaktır. Bu hak veya batıl çizgide tüm oluşumlar için böyledir.
» İyilik Yapan İyilik Bulur
Allah'ın Kuran'da bildirdiği sırlardan bir diğeri de, iyilikte bulunanların Dünyada ve ahirette mutlaka iyilikle karşılık görecekleridir. Bu konuyla ilgili ayetlerden biri şöyledir:
De ki: "Ey iman eden kullarım, Rabbinizden sakının. Bu dünyada iyilik edenler için bir iyilik vardır. Allah'ın Arz'ı geniştir. Ancak sabredenlere ecirleri hesapsızca ödenir." (Zümer Suresi, 10)
Ancak, bunun için gerçek iyiliğin ne olduğunun bilinmesi gerekir. Her toplumda yaygın olan bir iyilik anlayışı vardır; güleryüzlü olmak, dilencilere para vermek veya her şeyi anlayışla karşılamak gibi. Oysa gerçek iyilik Kuran'da bildirildiği gibidir. Allah, bir ayette gerçek iyiliğin ne olduğunu şöyle açıklar:
Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır. (Bakara Suresi, 177)
» Kur'an'da İhlas
Hayalinizde iki insan canlandırın. Bu insanların her ikisine de dünya hayatında Allah'ın rızasını kazanabilecekleri kadar bir süre tanınmış, doğrudan ve yanlıştan yana her şey anlatılmış olsun. Bu kişiler hayatlarının sonuna kadar dinin gereklerini yerine getirip, görünüşte Müslüman’ca bir hayat sürsünler. İkisi de her konuda başarılı, iyi bir işe ve aileye sahip, sevilen ve sayılan birer insan haline gelsinler. Bu iki kişinin yaşantılarına şahit olan insanlara, hangisinin hayatta daha "başarılı" olduğunu soracak olursanız, 'en çalışkan ve en atak olanı ya da en çok çaba harcayanı' gibi yanıtlar alabilirsiniz.
» Siyasi Liderin Özellikleri
Lidersiz bir teşkilat,başsız ve itaatsiz bir cemaat ve Komutansız bir ordu ve cihat düşünülemez. Bütün nakli ve akli deliller .. Yani, hem vahye dayanan Kitap, sünnet, icma ve içtihat esasları ve hem de bütünüyle insanlık tarihi ve tecrübeleri gösteriyor ki, devletlerin kurulmasında ve yıkılmasında olsun... Milletlerin yükselmesinde ve yozlaşmasında olsun... Sistemlerin ve medeniyetlerin oluşmasında ve olgunlaşmasında olsun. Savaşların kaybedilmesinde ve kazanılmasında olsun, bütün bunların hepsinde Lider ve komutanların rolü pek büyük olmuştur.
» Mü'minlerin Cesareti
Hayatı boyunca sorumluluk almaktan kaçarak yaşamaya alışmış bir insanı düşünelim. Sadece kendi yiyeceği , içeceği, geleceği, evi, arabası, sahip olduğu mallar ile ilgilenen bir insan...Etrafında gerçekleşen olaylar, dünyanın dört bir yanında süre giden zulümler, haksızlıkla akıtılan kanlar, yaşanan acılar, çekilen açlıklar onu hiç ilgilendirmez. Yeryüzünün kargaşa, kaos, düzensizlik, bozgunculuk ve türlü haksızlıklar ile dolu olması onu hiç rahatsız etmez. Haksız yere öldürülen insanların, yiyecek bir parça ekmek dahi bulamayan çocukların varlığına aldırmaz.‘Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’ şeklinde sapkın bir bakış açısına sahiptir; sadece kendini düşünür, kendi için yaşar.
» Şeytanın Duygusallık Oyunu
İman sahibi bir kişi bütün kalbiyle sevmesi, yakınlaşması bağlanması gereken varlığın Allah olduğunu bilir. Kendisine iman ettiği ve itaat ettiği takdirde onu hem dünyada hem de ahirette çok büyük ve sonsuz bir nimetle, kendinden bir sevgi ve hoşnutlukla müjdelemektedir, bütün bunları da yalnızca kendisinden bir rahmet ve lütuf olarak karşılıksız bir şekilde vermektedir o halde gerçek anlamda herkesten çok sevilmeye,bağlanılmaya layık olan yalnızca Allah' tır.
» ZAMAN BİLMECESİ
Artık bütün yaratıkların gerçekte maddi bir varlıklarının bulunmadığını, sadece ruh ekranımıza seyrettirilen ilahi nurun farklı tezahür ve tecellileri olduğunu biliyoruz.
Bazı ilim adamları, madde zannedilen görüntü varlıkların, bilindiği gibi üç boyutlu değil, 4 boyutu bulunduğunu, bu 4. boyutun da "zaman" olduğunu söylemektedir. Yani varlıklar ve olaylar, en, boy, derinlik yanında bir de zaman boyutuyla gerçekleşip görüntüye dönüşmektedir.
» Parvus ve Türkiye'yi Savaşa Sokmak
Ertuğrul Düzdağ'ın İZ Yayıncılık'tan çıkmış olan "Yakın Tarihimizde Gizli Çehreler" adlı kitabında yakın tarihimizi etkilemiş olan şahiyetlerden bâzıları anlatılır. Haklarında bir şey bilmediğimiz öyle isimler vardır ki okuyunca afallarsınız. Bunların en önemlilerinden ikisi de Parvus ve Moiz Tekin Alp'tir. Önemlidirler çünkü Türk fikir hayatını derinden etkilemişlerdir.
» Medeniyetlerin Barışı
Birinci ve İkinci Dünya Savaşları'yla, Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyanın siyasi haritası önemli ölçüde değişmiş ve ortaya birçok yeni devlet çıkmıştır. 20. yüzyıl bitmeden hemen önce ise hiç beklenmedik ve çok önemli bir gelişme olmuş ve SSCB dağılmıştır. Bunun sonucunda bölgedeki dengelerde büyük değişiklikler olmuştur.
Osmanlı-Türk Hinterlandı
Tarihin işleyişi, böylesine hareketli bir bölgenin her an yeni yapılanmalara açık olduğunu göstermektedir. Bu coğrafyada Osmanlı Devleti'nin ardından, aradan geçen uzun zamana ve denenen her türlü rejim ve siyasi iktidara rağmen, huzur ve istikrar hala sağlanamamıştır. Gerek Balkanlar, gerekse Ortadoğu ve Kafkasya halkları savaşların, çatışmaların ve gerginliklerin ağır yükü altında ezilmektedir.
» Ekonomik Krizlere Kur'an'dan Çözümler
Yaşanan iki büyük dünya savaşından sonra, 1960’lı yılların sonlarında "savaş sonrası hızlı büyüme modeli" son nefeslerini vermişti. Diğer bir ifade ile bu model çerçevesinde verimliliği daha fazla artırma programları artık tükenmişti.
Petrol krizinin ardından
Bu yıllarda başlayan ve 1974’de petrol kriziyle belirginleşen bunalım, gelişmiş ülke ekonomilerinde verimlilik hızının yavaşlaması ve kar oranının düşmeye başlamasıyla belirginleşti. Öyle ki, bünyesinde sadece Batılı Avrupa ülkelerini, Amerika, Kanada, Japonya gibi gelişmiş ülkeleri barındıran OECD ülkelerinde işsizlik 10 milyonlarca kişiye ulaştı. Bu atmosferde, reel üretimde değerlenme olanağı bulamayan sermayeler, dünya ölçeğinde kar arayışına girdi ve diğer gelişmekte olan ülkelere yöneldi. Böylece, teknolojinin sağladığı imkanlar ve kolaylıklarla beraber, son yirmi yılın en süratli gelişen sektörü finans sektörü oldu.
» Değişim mi? Gelişim mi?
Türk milleti fikirde, ilimde, bilgide, siyaset anlayışında, sorumluluk yüklenmede düne göre çok daha duyarlı ve ileride, siyasi liderler eskiye nazaran birbirlerine karşı daha saygılı ve hoşgörülü. Siyasi partiler, ülke sorunlarına daha net ve şeffaf yaklaşabiliyorlar. Bugün ülkemizde siyaset yapanların düşüncelerine sosyolojik bir tahlil yapacak olursak özetle şöyle diyebiliriz.
» Maddenin Ardındaki Bilgi ve Levh-i Mahfuz
Bilgi... Bu kavram günümüzde bundan yarım yüzyıl öncesine göre çok daha fazla şey ifade ediyor. Bilim adamları "bilgi"nin ne olduğunu tanımlamak için teoriler geliştiriyorlar. Sosyal bilimciler "bilgi toplumu"ndan söz ediyorlar. Bilgi, giderek insanlığın en önemli kavramlarından biri haline geliyor. Peki nedir bilgi?
Bilgi kavramını bu denli önemli hale getiren en önemli bilimsel bulgu, evrenin ve yaşamın kökeninde bilgi olduğunun tespit edilmesi. Tüm evreni "madde ve enerji"den ibaret sayan 19. yüzyıl materyalist felsefesinin yerine, bilim adamları artık evrenin "madde, enerji ve bilgi"den oluştuğunu söylüyorlar.