Öğrendim

Müzisyen-reklamcı Feridun Hürel'e sormuşlar; Hayat neler öğretti size bugüne kadar diye.

O da döktürmüş :

Hayatta

-Yaratıcılığın en büyük zenginlik olduğunu...
-Yaşama sanatını(nihayet!)...
-Yaşama sanatını 49 yaşında öğrenmekle neler kaçırdığımı...
-Yaşama sanatını öğrenmenin, yemekleri yavaş yemekle başladığını...
-Ağır ağır, yavaş yavaş, sindire sindire yaşamak gerektiğini...

-İnsanın temel görevinin, mutlu yaşamayı öğrenmek olduğunu...

-Hedefin değil, yolun önemli olduğunu...

-Yemek yemenin, doymaktan daha önemli olduğunu...
-Arzulamanın elde etmekten daha önemli olduğunu...
-Sevişmenin orgazmdan daha önemli olduğunu...

-Tek gerçeğin yaşanılan an olduğunu...
-Aynı pencereden bakmanın değil, o pencereden aynı şeyi görmenin önemli olduğunu...

-Herşeyin ama herşeyin bir bedeli olduğunu...

-Aşkın, yaşanırsa biteceğini...

-Birine aşık olduğunuzda, aslında aşık olduğunuz şeyin, ona yüklediğiniz anlam olduğunu...

-Aşkın, arzulamak, ama kavuşamamak olduğunu...

-Aşkı, menfaatlerin doğurduğunu...

-Aşkın sevgiyle alakası olmadığını...

-Dünyada bugüne kadar söylenmiş bütün "Seni seviyorum"ların onda dokuzunun yalan olduğunu

-Aşkın bir nevi hastalık sayılması gerektiğini

-Aşkta kadınların acımasız olduğunu...

-Kadınların aşk için(aşıkları için değil!) feda etmeyecekleri hiçbir şeyin olmadığını...

-Aşk konusunda, herkesin mutlaka bir yerde yalan söylediğini...

-Aşk acısı çekmemek için sevgilinin fotoğrafını bilgisayara yükleyip,photoshop programında 30 yaş ihtiyarlatmanın yeterli olduğunu...

-İnsan ilişkilerinin binlerce yıldır pek değişmediğini; en az değişenin ise aşk olduğunu...

-Kaybedilen bir kadının bir daha asla elde edilemeyeceğini...

-Kadınların, öğrencilikte ve iş hayatında ve hayatın geri kalanında erkeklerden daha başarılı olduğunu...

-Kadınların asla öğrenilemeyeceğini...

-Kadınların asla değiştirilemeyeceğini...

-En yüce duygunun annelik olduğunu...

-Anne olabildikleri için kadınların erkeklerden daha şanslı olduklarını...

-Kadınların ihtiraslı olduğunu...

-İhtirasın tehlikeli olduğunu...

-Güzel bir kadından daha güzel, daha seyredilesi, daha değerli bir şeyin doğada mevcut olmadığını...

-Güzelliğin -geri alınmak üzere- insanlara verilmiş en büyük armağan olduğunu...

-Sadakatin pamuk ipliğinden yapıldığını, bunu güzellerin daha iyi bildiğini ve bu yüzden ilişkilerinde daha az güven duyduklarını...

-Paranın değil, güzelliğin her kapıyı açtığını...
-Kalabalıktaki yanlızlığın, ıssız ada yanlızlığından daha kötü olduğunu...

-"At binenin; kılıç kuşananın" sözündeki gerçeği çok az kişinin kavrayabildiğini...

-Herşeyin boş olduğunu...

-"Herşeyin boş olduğu" gerçeğini herkesin bildiğini ancak, çok az kişinin kavrayabildiğini...

-Herşeyin bir oyundan ibaret olduğunu...

-İnsanların en çok, saygı duyulmaya ihtiyacı olduğunu, ancak en az gayreti de bunun için gösterdiklerini...

-Öğrenmekten çok, öğretmeyi sevdiğimizi...

-Her insanın, doğduğu andan itibaren öğrenmekle yükümlü olduğunu; öğrenme çabası göstermeyenlerin, doğaya karşı görevlerini yapmadıklarını...

-Mezarlıkları gezmenin bazen okula gitmekten daha öğretici olduğunu...

-Yeteneksizliğin kabahat olmadığını ama bilgisizliğin ve öğrenmeye çalışmamanın en büyük kabahat olduğunu...

-Yeteneksizliği ve bilgisizliği örtmenin en kolay yolunun, tenkit etmek olduğunu...

-Sanıldığından daha çok yalan söylendiğini...

-Sağlığını yitirmekten sonra, insanın başına gelebilecek en büyük ikinci felaketin yaşlanmak olduğunu...

-Ruhların asla yaşlanmadığını...

-Bedenle ruhun aynı yaşta olmamasının çok büyük acı verdiğini...

-Abartılı konuşanların ve inandırıcı olmak için daha çok gayret gösterenlerin, muhtemelen yalan söylediğini...

-Geleceğin, tarihte yazılı olduğunu; akıllı insanların tarihe bakarak geleceği yönlendirebileceklerini; ancak çoğu zaman insan ömrünün buna yetmediğini..

-İnsana dair hiçbir şeyin beni şaşırtamayacağını...

-İnsanların doğaya aykırı ve onu haketmiyor olduğunu...

-Birinin heykelinin, o öldükten sonra dikildiğinde, ona değil, dikene yarar sağladığını...

-Paraya ve üne çok az kişinin hayır diyebileceğini...

-Kötü olmanın kolay, iyi olmanın çok zor olduğunu...

-En kötü duygunun pişmanlık olduğunu...

-Hiçbir menfaati olmadığı insanları övenlerin, onlara iltifat edenlerin,gerçek iyiler olduğunu...

-En güzel görüntünün, el ele yürüyen çok yaşlı bir çift olduğunu...

-En güzel ikinci görüntünün, torununu seven dede olduğunu...
öğrendim...

BİR DE, BÜTÜN ÖĞRENDİKLERİMDEN ŞÜPHELİ OLDUĞUMU ÖĞRENDİM !...